Borsayı Canlandırma Projeleri 01 Eylül 2012 “İMKB geçmişte yaşanmış olumsuz gelişmelerden kalan imajını nasıl düzeltir, bu konuda ne gibi adımlar atılması gerekir?” soruları ve bu soruların cevapları, borsanın sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Ben de bu soruları baz alarak bazı araştırmalar yaptım.

 

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB), özellikle son yıllarda yüksek getiriler sağlamasına rağmen geçmişte yaşanan gelişmeler ve sonrasında 400 bin yatırımcının borsada mağdur olmasının yarattığı kötü imajı bir türlü üstünden atamıyor. Bu olumsuz imajın en temel nedeni, ağırlıklı olarak 2000’li yılların başlarında meydana gelen borsa mağduriyetlerin telafi edilememesi ve yenileri önleyecek yasal alt yapının kurulmaması tabii ki...

Yeni Sermaye Piyasası Kanunu ile birlikte bu konuda ciddi adımlar atılacağı yönünde inancımı koruyorum. Kapsamlı ve titiz bir çalışmanın ürünü olan yeni düzenlemelerin, sermaye piyasalarına çok değerli katkıları olacağını düşünüyorum. Diğer taraftan “İMKB geçmişte yaşanmış olumsuz gelişmelerden kalan imajını nasıl düzeltir, bu konudane gibi adımlar atılması gerekir?” soruları ve bu soruların cevapları da, borsanın sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Ben de bu soruları baz alarak bazı araştırmalar yaptım ve bu sorulara cevap bulmaya çalıştım.

“Yatırımcıya borsanın ana amacı anlatılmalı” Öncelikle yatırımcının bilinçlendirilmesi, teşvik edilmesi ve korunması yönünde atılmış bazı adımlar var bunların faydalı olacağına inanıyorum. Benim önerim ise bunlarla birlikte farklı uygulamalara da gidilmesi. Borsalar bir yandan riskli ürünler ortaya koyarken diğer yandan da hiçbir yerde ulaşılamayacak kazançları içinde barındırır. Yatırımcıya borsanın ana amacının aslında ekonomiye kaynak sağlamak olduğu iyice anlatılmalıdır.

Bugüne kadar yatırımcı borsayı sadece büyük şirketlerin fon topladığı bir alan gibi gördü ancak bununla beraber borsanın yeni şirketlere yeni girişimcilere de kaynak yaratabileceği hep unutuldu. Polonya borsasını son yıllarda yaptığı göze çarpan ve başarılı sonuçlar doğuran girişimleri nedeniyle yakından takip ediyorum. Polonya’da Varşova Borsası “New Connect” adlı piyasada şirketler ya da şahıslar borsada kendi projelerine kaynak sağlamak için çeşitli toplantılar düzenliyor. Bu toplantılar sonucu şirket ya da şahıslardan bazıları ortak bulabiliyor, girişim sermayesi desteği alabiliyor ya da halka açılma yolunda önündeki engelleri aşarak bu piyasada halka açılıyor. İMKB de buna benzer bir oluşum ortaya koyabilir.

Bunun yanı sıra parlak projeleri olan genç nesil TUBİTAK, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı’ndan (KOSGEB) da destek alınarak bu tür toplantılara davet edilebilir. Toplantılar İMKB’de yapılır ve medya aracılığıyla kamuoyuna duyurulur. Bu konuda basında yer alacak haberler borsanın kaynak yaratma yönündeki asıl işlerinin ön plana çıkmasını sağlar.

“Halka Arz Seferberliği rafa kaldırılmamalı”  Halka açılan fon şirketlerin başarılı olacağı düşünülmez. Özellikle KOBİ tarzındaki son halka arzlar bir yandan yüksek büyüme potansiyeli taşırken diğer taraftan da iflas etme riskiyle de karşı karşıya kalabilir.

 

Zaman çok geç olmadan KOBİ’lerin taşıdığı bu riskler yatırımcıya iyice anlatılmalıdır. Üç-dört tane iflas eden şirket nedeniyle Halka Arz Seferberliği rafa kalkmamalıdır.

Halka Arz Seferberliği’nde dikkat edilmeyen bir kaç önemli değişiklikle performans artırılabilir ve yatırımcı mağduriyetleri önlenebilir. Öncelikle imtiyazlı şirketlerin halka arzı zorlaştırılmalı veya halka arz sonrası imtiyazların kaldırılması taahhüdü verdirilmelidir. Diğer taraftan şirket ortaklarının halka arz sonrası ilk bir sene, hisse satışı veya bedeli sermaye artışı yapmayacağı taahhüt edilmelidir.

“Dizi endüstrisiyle işbirliği yapılabilir” Borsanın tanıtımı için çok çeşitli yollar kullanılabilir. Örneğin, ülkemizde dizi endüstrisinin bu derece kuvvetlendiği ve birçok ülkeye ihracatçı durumunda olduğu bugünlerde gerek borsa gerekse gayrimenkul ve diğer alanlarda Türkiye’de yatırım yapmanın cazibesi senaristlere anlatılabilir. Hepimizin bildiği üzere birçok komşu ülkede Türk dizileri ilgiyle izleniyor. Dizilerde borsayla ilgili bilgilere yer verilmesinin de faydalı olacağını düşünüyorum. Dolayısıyla bu yapımlarda verilecek mesajlar geniş kitlelere ulaşacaktır. Borsa yönetimi dizi yapım ekipleriyle de bir araya gelerek toplantılar düzenlemelidir.

Yatırımcıyı korkutup piyasadan uzaklaştıran polisiye ve adliye olayların son dönemde yaşanmaması ve medyada bu yönde haberlerin olmaması yatırımcının güvenini artırmaktadır. Son dönemde uygulamaya konan bazı tedbirler ve yeni sermaye piyasası kanunu polisiye ve adliye olaylarını azaltacak ve yatırımcını güvenini artıracaktır.